Beklenen Film: Ice Age 3
Yılın en sevdiğim ayı Temmuzdur. Kimilerine göre bunaltıcı derecede sıcak da olsa, genel olarak hem okul zamanında hem de iş hayatımda tatil planlarımı genelde Temmuzda yapmışımdır. Şimdi ise Temmuz ayı beni çok sevdiğim bir film ile karşılıyor. Animasyon sevenler için kült sayılabilecek film Ice Age-3, 3 Temmuz’da vizyona giriyor. Belki çocukça gelecek ama aylardır bu film için ay hatta gün sayıyordum… Serinin ilk iki filmini defalarca izleyip güldüm, hatta oyuncaklarını hediye eden fast foodların mudavimi oldum…
Eğer serininin ilk iki filmini izlemediyseniz seveceğinizi ve eğleceğinizi umarak izlemenizi tavsiye ederim ama bu filmden keyif alamk için onları bilmeye gerek yok, kısaca bir devam niteliği taşımıyor Ice Age serisi.
Seride bu kez buzlar erimeye başlıyor ve karşımıza dinazorlar çıkıyor. Baş rollerde yine Miskin (Sid), Mamutlar (Mammy ve Ellie)) ve Kaplan (Diego) karakterleri var. Bunun dışında bir fındık uğruna oradan oraya koşturan ve her tehlikeye gözü kapalı atlayan Scrat:) Ama sanırım filmin asıl sürprizi bu sefer Scrat’ın fındığının peşinde en az kendisi kadar gözü kara olan Scratiye’nin de olması. Oldukça çekici bir dişi olan Scratiye, bir erkek olarak zavallı Scrat’ın zaafını fena kullanacağa benziyor.
Filmin hem Türkiye’de hemd e yurtdışındaki bir diğer yankısı ise seslendirmesi… Ben genelde dublaj filme karşıyımdır ve filmleri hangi dilden olursa olsun alt yazılı izlemeyi tercih ederim. Ice Age ise bu konuda tam bir kural dışı durum teşkil ediyor. Haluk Bilginer’in ses verdiği kaplan (Diego), Ali Poyrazoğlu’nun ses verdiği Mamut (Mammy) ve Yekta Kopan’ın sesinden Miskin Sid’i dinlemek başlı başına mükemmel bir sinema deneyimi diyebiliriz.
Üstelik bu sefer 3 d olarak da vizyonda, şimdiden iyi seyirler ve bol kahkahalar….
Sienna Miller stili
BAFTA ödüllü, 1981 Amerika doğumlu Ingiliz güzel Sienna Miller 2000li yılların gençlerinin ve medyasının en çok takip ettiği, stil sahibi ünlülerinden biri. Hem Alfie ve Factory Girl filmleriyle hatırladığımız bir aktris, hem birçok markanın yüzü olarak bir fotomodel hem de Twenty8Twelve markasının kardeşiyle beraber sahibi ve moda tasarımcısı. Bu kadar şeye güzelliğini elden bırakmadan nasıl yetişir bir insan?
Şu sıralar biraz durgunlaşmış olsa da her giydiği tüm dünyada haber olabiliyor Sienna’nın…
Dogum Gunum’den Kareler
Haziran ayı fazlasıyla yoğun geçti: Mezuniyet balom, kep törenim, Moskova tatilim ve doğum günüm bu ayın en önemli aktiviteleriydi. 28 Haziran olan doğum günümü 27 Haziran gecesi Al Jamal restoranda kutladım. 24 yaşıma girdiğim bu gecede ğek çok yakın arkadaşımda beni yalnız bırakmadı…
Öncelikle Al Jamal yenilenen conceptiyle gerçekten görülmeye değer bir yer olmuş, size adete bir çöl masalı y ada haremden fırlamış gibi bir gece yaşatıyor. Dekor, müzikler, yemekler hatta çalışanların kostümleri bile o kadar entegre ki conceptiyle, bir kaç saatliğine de olsa sizi 1001 gece masallarının büyülü dünyasına çekmek için birebir. Yemekler zaten Osmanlı mutfağı ağırlıklı ve hepsi birbirinden leziz, yemek sırasında ve sonrasında yapılan showlar oldukça eğlendirici… Dansözler de masalardan eksik olmuyor.
Genel olarak Türkçe müziği tercih eden mekan dün de bu geleneğini bozmadı. Buna ek olarak bir de Murat Boz sahne alınca gece tadından yenmeyecek bir hal aldı. Biz de dostlarımla harem sedirinde eğlenceye eşlik ettik.
Gelenler birbirinden şık ve gösterişli kıyafet tercihleri yapmışlardı. Öyle ki kırmızı halı veya moda çekimi gibi bir ortamı olduğunu söylesem abartmış olmam. Özellikle bayanlar seç ve makyajlarıyla star gibi parlıyorlardı.
Tatile giderken…
Temmuza daha girmemişken ağustos sıcaklarıyla haşır neşir olur durumdayız. Küresel ısınmadansa 5-10 sene sonrayı düşünmek bile istemem. Malum hassas canlılarız eriyip gidebiliriz şu güzelim dünyadan.
Erimeden önce bu yaz da tatil yapalım, güneşlenelim, kulaç atalım. Ister Ege ister güney sahillerinde.Yok sıkıldım değişiklik istiyorum derseniz de Fransa sahillerinde Italya adalarında size de bir oda bir şezlong bir kadeh içki bulunur.
Pekiiiiiii… En önemli kızsal soru: Ne giyiyoruz tatilde?
Dünya podyumlarından birçok örnek verdik biraz da ulaşılabilir örnekler verelim. Beğenirseniz hemen gidip alabileceğiniz aDL’den yaz görüntülerine dalalım tatil hayalleri kuralım…
New York’da sokak modası
Dünya’nın başkenti, modanın da başkentlerinden biri New York. Oraya gidene, döndüğünde bulaşıcı hastalık gibi bulaşan ve sürekli özleme hali yaratan hiperaktif şehir..gökdelenler şehri.. daha birsürü sıfat yakıştırabilecek şehir.
New York kadınları modayı en yakından takip eden ama moda kölesi olmadan kendine en güzeli yakıştıran, her parçayı layıkıyla mix eden, zevkli kadınlar. E öyle olmaları da gerekmez mi? Herşeyi koşar adımlarla takip etmezseniz, o tempoya ayak uyduramazsınız New York koşar gider arkasından bakakalırsınız…
Işte NewYork sokakları ve kadınları
Kep Törenim
Şu sıralar, mezuniyetin hoş, anlamlı, gurur verici ama bir o kadar da depresif yönlerini yaşamaktayım. Bir yandan belki ilkokuldan beri hayalini kurduğunuz, artık okula gitmesem olmaz mı dediğiniz o gün gelmiş çatmış ama bir yandan da öğrenciliğin hayatınızın en güzel günleri olduğu gerçeğiniz kavramışssınızdır. Okulla birlikte hayatı öğrenmek, omuzlarda daha az yük taşımak, her an arkadaşlarınızla birlike olup eğlenmek veya fikrine saygı duyduğunuz hocalarınızla fikir alışverişi yaptığınız o eşsiz dönem bitmektedir. Belki de yaşlandım mı ben? diyoruz biraz da:)
Koç Universitesi 15. mezunlarını verdi. Mezuniyet törenimizin baş konuşmacısı, görev süresi bizimle birlikte biten rektörümüz Atilla Aşkar’dı ama basının yoğun ilgisi nedeniyle ondan çok Rahmi Koç konuştu diyebiliriz. Koç ailesi, öğretim görevlileri, öğrenciler ve aileler bugün de bir aradaydı.
Rektörümüzün sizleri Koç Universitesi mezunu ilan ediyorum sözünden sonra kepler havada uçustu:) Gece ise Reina’da sona erdi.
Giymesek olur mu?
Moda olan herşey -yakışsa da yakışmasa da- giyilmek zorunda mı?
Sokaklarda yürürken göz zevkimiz bozulmak zorunda mı?
Ya da gülünç duruma düşülmek zorunda mı?
HAYIR!… Moda olan herşeyi “ben modayı takip ediyoruuuum” diye çığlık atan kıyafetlerle giyinip kuşanıp sokağa fırlayanlara herzaman gülesim gelir. Herkesin belli bir vücut yapısı, istese de istemese de süregelen bir tarzı, sosyal çevresi ve en önemlisi karakteristik bir duruşu vardır. Peki bu kavramları hiçe sayıp moda dergilerinde ki styling çalışmalarına ve trendlere düşünmeden kendini kaptıranların durumu ne olacak?
Kısa yoldan şuraya bağlamak istiyorum. Son birkaç sezondur dünya podyumlarında sıkça rastladığımız, neden bir kadın böyle birşey giymek ister ve nedir bu tasarımdaki estetik alayamadığım bir pantolon türü var: hacimli şalvarımsı pantolonlar… “Zayıf kadınların giymesi lazım” deniyor fakat emin olun onlarda bile oldukça itici duruyor. Gerçi sokaklarda çok şükür fazla karşılaşmadım fakat tasarımcılar ısrarla ve memnuniyetle bu silueti tasarlıyorlar.
Üzgünüm giymeyeceğim ve giydirmeyeceğim…
23 Yaşında Bir İkon ve Bir Star: Lady Gaga
Lady Gaga 28 Mart 1986 doğumlu Amerikalı bir şarkıcı ve söz yazarı. Italyan bir baba ve Yunanlı bir babay sahip olan Lady Gaga’nın gerçek adı ise Stefani. Şimdilerde kendisine Queen ve Madonna’yı örnek aldığını söyleyen genç star, küçüklüğünde ise her gününü pembe kasetçalarından Micheal Jackson dinleyerek geçiriyurmuş. İlk olarak yaptığı muzüik mixleriyel New York’da bir gece klubünce keşfedilmiş ve onu meşhur eden dand parçasının adı Beautiful Dirty Rich’miş.
İlk albümünü 2008 de çıkartan Lady Gaga’nın bu albümden iki hiti var: Just Dance ve Poker Face. Her iki şarkının da klibi ve dans şovları oldukça çarpıcı. Ama Lady Gaga’yı hayatımıza katan bir diğer yönü ise tetral showlara olan hayranlı ve süper kostümleri. En son Kanada’da giydigi Much Music isimli ödül töreninde göğüzleri füze olan korsesi çok konuşuldu. Kendisi daha giydiği kıyafetlerle çok konuşulacağa benziyor:
Polka dots (puantiye) sonbaharına hazır mısın ???
2009 sonbahar koleksyonları yaz daha yeni başlamışken fashion show görselleriyle bize ipuçları veriyor. Aldığım ipuçlarından en belirgin olanı polka dotlar yani puantiyeler. “Yeni değil ki hep vardı” dediğinizi duyar gibiyim. Evet son birkaç yıldır yaz-kış kreasyonlarda karşımıza farklı yorumlarla çıkıyorlar. Fakat bu sonbahar için saygıdeğer tasarımcılar polka dotlara fazla kafa yormuş ve yorumlamış gözüküyorlar. “Pek güzel olmuş” dediklerime buyrun beraber bakalım…
Yaz ayları gevşer gönlümün trend yayları…
Her sezon moda akımlarını ve trendleri çok yakından takip ediyor ve sizlerle paylaşıyorum. Trendler bir sezonda şöyleyken bir sonraki sezonda böyle olmuyor. Çok yavaş biçim değiştiriyor,evrim geçiriyor ve kabuğundan sıyrılıp başka bir kabuğa sığınıyor. Ve bunları tek başına yapmıyor. Mutlaka dünyada olup biten herşeyden, ülke siyasetlerinden, dünya ekonomisinden, iklim değişimlerinden ve hatta kültürel ve yerel hareketlerden direk etkileniyor ve bu değişkenlere bağlı olarak değişime uğruyor.
Bu yaz da aslında geçen yazdan çok değişik, hiç görmediğimiz şeyler yok. Ama eksilenler ve geçen seneden göz kırparken bu sene tam gaz gelen trendler var tabi.
Trend bu.. bitmek bilmez.. Işte sizin için seçtiklerim..
Renklerden BEJ hakimiyeti…
Püsküllerin baş döndürücü hareketi…
Büyüleyici desen çalışmaları…
Aprondan (mutfak önlüğü) esinlenilmiş tasarımlar…















































































